Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Sosyoloji Bölümü, anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaparak merhum Prof. Dr. Hüsamettin Arslan anısına düzenlenen seminerler kapsamında Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Aktürk’ü misafir etti.
Haber Giriş Tarihi: 04.02.2026 12:34
Haber Güncellenme Tarihi: 04.02.2026 12:35
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bbursa.com
BUÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bengül Güngörmez Akosman’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide, Aktürk’ün ödüllü eseri "Modern Dünyanın Kökenleri" üzerinden Batı tarihine ve sosyal bilimlerdeki yerleşik paradigmalara yönelik ezber bozan bir perspektif sunuldu.
"Hüsamettin Arslan’ın mirasına yakışan bir akademik buluşma"
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Bengül G. Akosman, sosyal bilimlerde özgün bir tez ileri sürmenin zorluğuna değinerek Prof. Dr. Şener Aktürk’ün çalışmasının ulus devlet ve soykırım literatürünün ötesinde çok değerli bir katkı sunduğunu ifade etti. Aktürk’ü BUÜ’de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Akosman, Hüsamettin Arslan’ın derslerinde oryantalizm eleştirilerini ilk kez duyan bir kuşak olarak, bu sunumun Arslan’ın mirasına ve ruhuna çok uygun düştüğünü vurguladı. Batıcı ve oryantalist görüşlerin sorgulanmasında bu tür akademik buluşmaların kritik öneme sahip olduğunu belirten Akosman, sözü Prof. Dr. Şener Aktürk’e devretti.
Şener Aktürk’ten Batı merkezli sosyal bilime itiraz
Konuşmasına BUÜ’ye ve Sosyoloji Bölümüne teşekkür ederek başlayan Prof. Dr. Şener Aktürk, bu seminerin merhum Hüsamettin Arslan’ın ölüm yıl dönümüne denk gelmesinin kendisi için taşıdığı manevi öneme dikkat çekti. Aktürk, çalışmasının temelinde yatan "Batı Avrupa’daki Müslüman ve Yahudi nüfusların nasıl tamamen yok edildiği" sorusunun, Batı merkezli sosyal bilim paradigmasına bir karşı çıkış niteliği taşıdığını anlattı. Modernitenin alamet-i farikası olarak görülen "tek din ve tek mezhepli toplum" düzeninin, sanılanın aksine 19. veya 20. yüzyılın değil, 11. yüzyıldan itibaren Papalık liderliğindeki ruhban sınıfının yürüttüğü sistemli bir nüfus mühendisliğinin sonucu olduğunu savundu.
"Batı’nın tek tipçi kimliği iki kılıç doktrini ile inşa edildi"
Batı Avrupa coğrafyasında bir zamanlar var olan büyük Müslüman ve Yahudi topluluklarının silinmesinin tarihte eşi benzeri olmayan bir durum olduğunu belirten Aktürk, bu süreci "İki Kılıç Doktrini" kavramıyla açıkladı. Papalığın hem dini hem de siyasi otoriteyi elinde topladığı bu dönemde, Katolik olmayan azınlıkların temel haklarından mahrum bırakılarak adeta hedef gösterildiğini anlattı. Aktürk, Avrupa’daki parçalı siyasi yapıyı kendi lehine çeviren ruhban sınıfının, azınlıkları tasfiye ederek bugünkü tek tipçi Batı kimliğini inşa ettiğinin altını çizdi.
"Modern nüfus mühendisliğinin temelleri Orta Çağ’da atıldı"
Konuşmasının son bölümünde Orta Çağ toplumunu şekillendiren "Üç Sınıf Kuramı"na değinen Prof. Dr. Şener Aktürk, bu hiyerarşik yapıda Katolik olmayan hiçbir unsura yer verilmediğini vurguladı. Aktürk, papalığın ruhban sınıfı üzerindeki mutlak otoritesinin, azınlıkların mülksüzleştirilmesinin ve Avrupa’daki siyasi bölünmüşlüğün krallar üzerinde kurduğu baskının, bu kitlesel yok oluşun temelini oluşturduğunu belirtti. Günümüzde ulus devletlere atfedilen nüfus mühendisliği yöntemlerinin ilk ve en geniş kapsamlı örneklerinin Orta Çağ Katolik dünyasında görüldüğünü ve bu yapının modern dünyanın bürokratik temellerini attığını vurgulayan Aktürk, sunumunu akademisyen ve öğrencilerden gelen sorularla tamamladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
BUÜ’de "Modern dünyanın kökenleri" konuşuldu
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Sosyoloji Bölümü, anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaparak merhum Prof. Dr. Hüsamettin Arslan anısına düzenlenen seminerler kapsamında Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Aktürk’ü misafir etti.
BUÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bengül Güngörmez Akosman’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide, Aktürk’ün ödüllü eseri "Modern Dünyanın Kökenleri" üzerinden Batı tarihine ve sosyal bilimlerdeki yerleşik paradigmalara yönelik ezber bozan bir perspektif sunuldu.
"Hüsamettin Arslan’ın mirasına yakışan bir akademik buluşma"
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Bengül G. Akosman, sosyal bilimlerde özgün bir tez ileri sürmenin zorluğuna değinerek Prof. Dr. Şener Aktürk’ün çalışmasının ulus devlet ve soykırım literatürünün ötesinde çok değerli bir katkı sunduğunu ifade etti. Aktürk’ü BUÜ’de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Akosman, Hüsamettin Arslan’ın derslerinde oryantalizm eleştirilerini ilk kez duyan bir kuşak olarak, bu sunumun Arslan’ın mirasına ve ruhuna çok uygun düştüğünü vurguladı. Batıcı ve oryantalist görüşlerin sorgulanmasında bu tür akademik buluşmaların kritik öneme sahip olduğunu belirten Akosman, sözü Prof. Dr. Şener Aktürk’e devretti.
Şener Aktürk’ten Batı merkezli sosyal bilime itiraz
Konuşmasına BUÜ’ye ve Sosyoloji Bölümüne teşekkür ederek başlayan Prof. Dr. Şener Aktürk, bu seminerin merhum Hüsamettin Arslan’ın ölüm yıl dönümüne denk gelmesinin kendisi için taşıdığı manevi öneme dikkat çekti. Aktürk, çalışmasının temelinde yatan "Batı Avrupa’daki Müslüman ve Yahudi nüfusların nasıl tamamen yok edildiği" sorusunun, Batı merkezli sosyal bilim paradigmasına bir karşı çıkış niteliği taşıdığını anlattı. Modernitenin alamet-i farikası olarak görülen "tek din ve tek mezhepli toplum" düzeninin, sanılanın aksine 19. veya 20. yüzyılın değil, 11. yüzyıldan itibaren Papalık liderliğindeki ruhban sınıfının yürüttüğü sistemli bir nüfus mühendisliğinin sonucu olduğunu savundu.
"Batı’nın tek tipçi kimliği iki kılıç doktrini ile inşa edildi"
Batı Avrupa coğrafyasında bir zamanlar var olan büyük Müslüman ve Yahudi topluluklarının silinmesinin tarihte eşi benzeri olmayan bir durum olduğunu belirten Aktürk, bu süreci "İki Kılıç Doktrini" kavramıyla açıkladı. Papalığın hem dini hem de siyasi otoriteyi elinde topladığı bu dönemde, Katolik olmayan azınlıkların temel haklarından mahrum bırakılarak adeta hedef gösterildiğini anlattı. Aktürk, Avrupa’daki parçalı siyasi yapıyı kendi lehine çeviren ruhban sınıfının, azınlıkları tasfiye ederek bugünkü tek tipçi Batı kimliğini inşa ettiğinin altını çizdi.
"Modern nüfus mühendisliğinin temelleri Orta Çağ’da atıldı"
Konuşmasının son bölümünde Orta Çağ toplumunu şekillendiren "Üç Sınıf Kuramı"na değinen Prof. Dr. Şener Aktürk, bu hiyerarşik yapıda Katolik olmayan hiçbir unsura yer verilmediğini vurguladı. Aktürk, papalığın ruhban sınıfı üzerindeki mutlak otoritesinin, azınlıkların mülksüzleştirilmesinin ve Avrupa’daki siyasi bölünmüşlüğün krallar üzerinde kurduğu baskının, bu kitlesel yok oluşun temelini oluşturduğunu belirtti. Günümüzde ulus devletlere atfedilen nüfus mühendisliği yöntemlerinin ilk ve en geniş kapsamlı örneklerinin Orta Çağ Katolik dünyasında görüldüğünü ve bu yapının modern dünyanın bürokratik temellerini attığını vurgulayan Aktürk, sunumunu akademisyen ve öğrencilerden gelen sorularla tamamladı.
Son Haberler
3 genç Bursa’yı birbirine kattı, kovalamaca sonucu yakalandı
Çocukların üzerine araç sürdü, hiçbir şey olmamış gibi devam etti.. O anlar kamerada
BUDO'nun bazı seferleri iptal edildi
Başkan Bozbey: "Tüm Bursalılara hayırlı Ramazanlar diliyorum"
Çocukların hayallerine büyükşehir desteği
Ramazan'da glütensiz hayata destek
Ramazan coşkusu, Yıldırım'ı saracak
Kentsel dönüşümde örnek model Barış Mahallesi sakinlerine anlatıldı
Bursa'da öfkeli genç ablasını bıçakla rehin aldı
Osmangazi'de camiler Ramazan’a özenle hazırlandı
Bursa'da 450 gramlık BESAŞ pidesi 25 lira
Başkan Özel: "Muhtarlar bizim en yakın mesai arkadaşımız"
Devrilen triportörde annesi yaralanan çocuk gözyaşlarını tutamadı
Mobilya ustası, 3 parmağını frezeye kaptırdı
Bursa'da 'Afife Tiyatro Günleri' başlıyor