Nilüfer Belediyesi'nin çocukların sömestr tatilini verimli geçirmeleri amacıyla düzenlediği etkinlikler tüm hızıyla sürüyor. "Çocuklar Kütüphanede" buluşmaları kapsamında Üçevler Kütüphanesi'ne konuk olan yazar Burcu Aktaş, çocuklarla "Vahşi Şeyler" romanı üzerinden kentsel dönüşümü, kaybolan hâtıraları ve doğanın yaşam mücadelesini konuştu.
Haber Giriş Tarihi: 22.01.2026 12:04
Haber Güncellenme Tarihi: 22.01.2026 12:05
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bbursa.com
Nilüfer Belediyesi, sömestr tatili boyunca çocukları sanat ve edebiyatla buluşturmaya devam ediyor. Üçevler Kütüphanesi'nde düzenlenen etkinlikte yazar Burcu Aktaş, Nilüferli çocuklarla bir araya gelerek yazarlık serüvenini ve son romanı "Vahşi Şeyler"in hikâyesini paylaştı. Çocukların yoğun ilgi gösterdiği buluşmada Aktaş, değişen şehirlerin hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkilerini anlattı.
85 Yaşındaki bir kahramanın gözünden şehir
Söyleşide yazarlık serüvenini ve kitabın ortaya çıkış hikâyesini paylaşan Burcu Aktaş, çocukları "Vahşi Şeyler" romanının 85 buçuk yaşındaki kahramanı Mualla'yı anlattı. Kendi yaşamadığı bir dönemi kaleme almanın zorluklarına değinen Aktaş, karakteri yaptığı gözlemleri şu sözlerle aktardı: "Bir karakter yaparken onun gerçekçi olması gerekir. Ben henüz o yaşta olmadığım için, 85 yaşındaki birinin nasıl yürüdüğünü, nasıl oturduğunu çok iyi gözlemlemek zorundaydım. Mualla, değişen ve betonlaşan şehre artık sadece penceresinden bakan, dışarıdaki hıza ayak uyduramayan bir karakter."
Söyleşinin odak noktasını kentsel dönüşüm ve bu dönüşümün hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkileri oluşturdu. İstanbul'da büyüdüğü yerlerin zamanla nasıl değiştiğini ve hâtıraların geçtiği mekânların yok oluşunu anlatan Aktaş, çocukları "işgal edilen yaşam alanları" üzerine düşünmeye davet etti.
Kitabın çıkış noktasının 2013 yılında gördüğü bir haber olduğunu belirten yazar, "Ormandan inip İstanbul Boğazı'nı yüzerek geçmeye çalışan yaban domuzlarını gördüğümde bu hikâye zihnimde canlandı. Doğasında yüzmek olmayan bu hayvanlar neden kaçıyordu? Şehir onların üzerine geldiği için mi? Temel soru şu: Yaşam alanı arayan hayvan mı vahşi, yoksa o alanı yok eden insan mı?" ifadelerini kullandı.
"Kitap mutsuzluk değil, düşünmeyi vaat eder"
Romanda geçen dürbün metaforuyla, insanın kendi yaşadığı sokağa bile ne kadar yabancılaşabileceğini vurgulayan Burcu Aktaş, çocuklara çevre bilinci ve empati üzerine önemli mesajlar verdi. Kitabın hüzünlü bir yanı olsa da mutsuzluk vadetmediğini, aksine okuru düşünmeye sevk ettiğini belirtti.
Söyleşinin sonunda çocukların sorularını içtenlikle yanıtlayan Burcu Aktaş, günün anısına kitaplarını imzaladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Nilüfer'de sömestr tatili kitapla renkleniyor
Nilüfer Belediyesi'nin çocukların sömestr tatilini verimli geçirmeleri amacıyla düzenlediği etkinlikler tüm hızıyla sürüyor. "Çocuklar Kütüphanede" buluşmaları kapsamında Üçevler Kütüphanesi'ne konuk olan yazar Burcu Aktaş, çocuklarla "Vahşi Şeyler" romanı üzerinden kentsel dönüşümü, kaybolan hâtıraları ve doğanın yaşam mücadelesini konuştu.
Nilüfer Belediyesi, sömestr tatili boyunca çocukları sanat ve edebiyatla buluşturmaya devam ediyor. Üçevler Kütüphanesi'nde düzenlenen etkinlikte yazar Burcu Aktaş, Nilüferli çocuklarla bir araya gelerek yazarlık serüvenini ve son romanı "Vahşi Şeyler"in hikâyesini paylaştı. Çocukların yoğun ilgi gösterdiği buluşmada Aktaş, değişen şehirlerin hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkilerini anlattı.
85 Yaşındaki bir kahramanın gözünden şehir
Söyleşide yazarlık serüvenini ve kitabın ortaya çıkış hikâyesini paylaşan Burcu Aktaş, çocukları "Vahşi Şeyler" romanının 85 buçuk yaşındaki kahramanı Mualla'yı anlattı. Kendi yaşamadığı bir dönemi kaleme almanın zorluklarına değinen Aktaş, karakteri yaptığı gözlemleri şu sözlerle aktardı: "Bir karakter yaparken onun gerçekçi olması gerekir. Ben henüz o yaşta olmadığım için, 85 yaşındaki birinin nasıl yürüdüğünü, nasıl oturduğunu çok iyi gözlemlemek zorundaydım. Mualla, değişen ve betonlaşan şehre artık sadece penceresinden bakan, dışarıdaki hıza ayak uyduramayan bir karakter."
Söyleşinin odak noktasını kentsel dönüşüm ve bu dönüşümün hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkileri oluşturdu. İstanbul'da büyüdüğü yerlerin zamanla nasıl değiştiğini ve hâtıraların geçtiği mekânların yok oluşunu anlatan Aktaş, çocukları "işgal edilen yaşam alanları" üzerine düşünmeye davet etti.
Kitabın çıkış noktasının 2013 yılında gördüğü bir haber olduğunu belirten yazar, "Ormandan inip İstanbul Boğazı'nı yüzerek geçmeye çalışan yaban domuzlarını gördüğümde bu hikâye zihnimde canlandı. Doğasında yüzmek olmayan bu hayvanlar neden kaçıyordu? Şehir onların üzerine geldiği için mi? Temel soru şu: Yaşam alanı arayan hayvan mı vahşi, yoksa o alanı yok eden insan mı?" ifadelerini kullandı.
"Kitap mutsuzluk değil, düşünmeyi vaat eder"
Romanda geçen dürbün metaforuyla, insanın kendi yaşadığı sokağa bile ne kadar yabancılaşabileceğini vurgulayan Burcu Aktaş, çocuklara çevre bilinci ve empati üzerine önemli mesajlar verdi. Kitabın hüzünlü bir yanı olsa da mutsuzluk vadetmediğini, aksine okuru düşünmeye sevk ettiğini belirtti.
Söyleşinin sonunda çocukların sorularını içtenlikle yanıtlayan Burcu Aktaş, günün anısına kitaplarını imzaladı.
Son Haberler
Kadın iş ortağını vurdu, canına kıydı
Yıldırımlı genç yüzücüler Türkiye'nin gururu oldu
Gürsu Mesire alanı yeniden açılıyor
Bursa'da dehşet...Bir kadını öldürüp canına kıydı
ABD: "İsrail ve Hizbullah, ateşkeste anlaştı"
Ece İrtem’in ölümünde "maymun ısırığı" şüphesi
YKS nedeniyle meydanlarda milli maç yayını yapılmayacağı duyuruldu
Uludağ’da koşmak için son 30 gün
Bursa Hayvanat Bahçesi'nde yavru alageyik heyecanı
Bursaspor İlhan Depe ile sözleşme yeniledi
Nilüfer’de sertifikalı kadın gücü
Bursa'da yürek ısıtan kurtarma anı kameraya yansıdı
Gürsu damla damla kazanıyor
Hırsızın senaryosu Yargıtay'dan geri döndü
Osmangazi’de Öğrenciler TÜBİTAK 4006-C Bilim Heyecanını Yaşadı