Osmangazi Belediyesi’nden “Duygulara Dokunan Atölye” Çalışması
Osmangazi Belediyesi’nden “Duygulara Dokunan Atölye” Çalışması
Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen “Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”nde,
Osmangazililere vücut ve beyinde salgılanan kimyasalların duygu, davranış ve düşünceler
üzerindeki güçlü etkileri anlatıldı. Atölyede, insan vücudunda salgılanan bu kimyasalların duygu,
düşünce ve davranışlar üzerindeki belirleyici rolü bilimsel veriler ışığında ele alındı.
Haber Giriş Tarihi: 26.03.2026 12:15
Haber Güncellenme Tarihi: 26.03.2026 12:16
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bbursa.com
Osmangazi’de yaşayan vatandaşların farklı alanlarda bilinçlenerek kendilerini geliştirmelerine
katkı sunan Osmangazi Belediyesi, düzenlediği çeşitli atölye çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Bu
kapsamda gerçekleştirilen “Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”nde katılımcılara, duygu durumunu
olumsuzdan olumluya çevirebilecek kelime ve ifade biçimleri öğretildi.
Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen atölyeye konuşmacı olarak katılan İnsan
Kaynakları Danışmanı ve Eğitmen Sezgin Akgün Hacızade, sunumunda beyin kimyasallarının
insan davranışları üzerindeki etkilerini örneklerle anlattı. Hacızade, özellikle mutluluk,
motivasyon ve bağ kurma süreçlerinde rol oynayan hormonlara dikkat çekerek katılımcılara
önemli bilgiler aktardı.
Eğitimde ayrıca, karşılıksız yapılan iyiliklerin insan vücudunda oksitosin hormonunun
salgılanmasını artırdığı vurgulandı. Bu hormonun, bireyin hem kendisine hem de çevresine karşı
daha şefkatli, anlayışlı ve merhametli olmasını desteklediği ifade edildi. Katılımcılar, küçük
iyiliklerin yalnızca bireysel mutluluğu değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da
güçlendirdiği konusunda farkındalık kazandı.
“Olumsuz Kurulan Cümleler İnsan İlişkilerini Olumsuz Anlamda Etkiliyor”
Vücut ve beynimizde salgıladığımız kimyasalların duygularımız, davranışlarımız ve
düşüncelerimiz üzerine çok büyük etkileri olduğunu belirten İnsan Kaynakları Danışmanı ve
Eğitmen Hacızade, “Kullandığımız kelimeler ve beden dilimizle duygularımıza müdahale
edebilir, onları dönüştürebiliriz. Bugün katılımcılarımıza, hangi kelimelerle oksitosin ve serotonin
gibi hormonların salgılanmasını destekleyebileceğimizi ve duygu durumumuzu olumsuzdan
olumluya nasıl çevirebileceğimizi anlatmaya çalıştık. Özellikle ‘ama’ kelimesi çok kritik. Bir kişiyi
överken ya da eleştirirken ‘ama’ kelimesini kullandığımızda, öncesinde söylediğimiz tüm olumlu
ifadeleri adeta yok saymış oluyoruz. Bu da iletişimi zayıflatıyor. Olumsuz ifadelerle kurulan
cümleler, insan ilişkilerini de olumsuz etkiliyor. Örneğin, ‘Ben filanca kişiyle anlaşamıyorum’
dediğimizde, beynimiz bu durumu kesin bir yargı olarak kabul ediyor ve çözüm üretme sürecini
durduruyor. Oysa ‘Filanca kişiyle henüz anlaşma yolunu bulamadım’ dediğimizde, beynimiz
iletişime açık kalıyor ve çözüm aramaya devam ediyor.” şeklinde konuştu.
“Karşılıksız İyilik Yaptığımızda Oksitosin Salgılıyoruz”
Omuzları çökük biçimde bilgisayar başında uzun süre durulduğunda vücudun beyine olumsuz
anılar komutu gönderdiğini söyleyen Hacızade, “Bu konu, bilimsel araştırmalarla da
destekleniyor. Dik durduğumuzda ve daha aktif hareket ettiğimizde, beynimize daha olumlu
düşünceler gelmeye başlıyor. İnsanların sizi dinlemesi için öncelikle kişinin kendini dinlemesi
gerekiyor. Kendini dinlemeyen ve fark etmeyen birini, başkalarının fark etmesi de mümkün
değildir. Çünkü iletişim, her şeyden önce kişinin kendi içinde başlar. Bu noktada kendimize karşı
şefkatli ve merhametli olmamız büyük önem taşıyor. Herkes hata yapabilir ve yapılan hataların
büyük bir kısmı telafi edilebilir. İyi bir iletişim kurabilmek ise insanın hayatına çok önemli katkılar
sağlar. Oksitosin, beyin ve kalpte salgılanan önemli bir kimyasaldır. İyi niyetli, yapıcı ve olumlu
davranışlar sergilediğimizde bu hormonun salgılanmasını artırırız. Oksitosin, öncelikle kişinin
kendisine karşı daha şefkatli ve anlayışlı olmasını destekler. Bu kimyasal en kolay, karşılıksız
iyilik yaptığımızda salgılanır. Herhangi bir beklenti olmadan birine yardım ettiğimizde, hem
kendimiz hem de çevremiz için olumlu bir etki oluştururuz. Bugünkü atölye çalışmasını
özetleyecek olursak; ‘Duruşunu değiştir, duygun değişsin’ diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.
“Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”ne katılan vatandaşlar çok önemli bilgiler öğrendiklerini
söyleyerek Bu güzel etkinliği düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a
teşekkür etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Osmangazi Belediyesi’nden “Duygulara Dokunan Atölye” Çalışması
Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen “Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”nde, Osmangazililere vücut ve beyinde salgılanan kimyasalların duygu, davranış ve düşünceler üzerindeki güçlü etkileri anlatıldı. Atölyede, insan vücudunda salgılanan bu kimyasalların duygu, düşünce ve davranışlar üzerindeki belirleyici rolü bilimsel veriler ışığında ele alındı.
Osmangazi’de yaşayan vatandaşların farklı alanlarda bilinçlenerek kendilerini geliştirmelerine
katkı sunan Osmangazi Belediyesi, düzenlediği çeşitli atölye çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Bu
kapsamda gerçekleştirilen “Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”nde katılımcılara, duygu durumunu
olumsuzdan olumluya çevirebilecek kelime ve ifade biçimleri öğretildi.
Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen atölyeye konuşmacı olarak katılan İnsan
Kaynakları Danışmanı ve Eğitmen Sezgin Akgün Hacızade, sunumunda beyin kimyasallarının
insan davranışları üzerindeki etkilerini örneklerle anlattı. Hacızade, özellikle mutluluk,
motivasyon ve bağ kurma süreçlerinde rol oynayan hormonlara dikkat çekerek katılımcılara
önemli bilgiler aktardı.
Eğitimde ayrıca, karşılıksız yapılan iyiliklerin insan vücudunda oksitosin hormonunun
salgılanmasını artırdığı vurgulandı. Bu hormonun, bireyin hem kendisine hem de çevresine karşı
daha şefkatli, anlayışlı ve merhametli olmasını desteklediği ifade edildi. Katılımcılar, küçük
iyiliklerin yalnızca bireysel mutluluğu değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da
güçlendirdiği konusunda farkındalık kazandı.
“Olumsuz Kurulan Cümleler İnsan İlişkilerini Olumsuz Anlamda Etkiliyor”
Vücut ve beynimizde salgıladığımız kimyasalların duygularımız, davranışlarımız ve
düşüncelerimiz üzerine çok büyük etkileri olduğunu belirten İnsan Kaynakları Danışmanı ve
Eğitmen Hacızade, “Kullandığımız kelimeler ve beden dilimizle duygularımıza müdahale
edebilir, onları dönüştürebiliriz. Bugün katılımcılarımıza, hangi kelimelerle oksitosin ve serotonin
gibi hormonların salgılanmasını destekleyebileceğimizi ve duygu durumumuzu olumsuzdan
olumluya nasıl çevirebileceğimizi anlatmaya çalıştık. Özellikle ‘ama’ kelimesi çok kritik. Bir kişiyi
överken ya da eleştirirken ‘ama’ kelimesini kullandığımızda, öncesinde söylediğimiz tüm olumlu
ifadeleri adeta yok saymış oluyoruz. Bu da iletişimi zayıflatıyor. Olumsuz ifadelerle kurulan
cümleler, insan ilişkilerini de olumsuz etkiliyor. Örneğin, ‘Ben filanca kişiyle anlaşamıyorum’
dediğimizde, beynimiz bu durumu kesin bir yargı olarak kabul ediyor ve çözüm üretme sürecini
durduruyor. Oysa ‘Filanca kişiyle henüz anlaşma yolunu bulamadım’ dediğimizde, beynimiz
iletişime açık kalıyor ve çözüm aramaya devam ediyor.” şeklinde konuştu.
“Karşılıksız İyilik Yaptığımızda Oksitosin Salgılıyoruz”
Omuzları çökük biçimde bilgisayar başında uzun süre durulduğunda vücudun beyine olumsuz
anılar komutu gönderdiğini söyleyen Hacızade, “Bu konu, bilimsel araştırmalarla da
destekleniyor. Dik durduğumuzda ve daha aktif hareket ettiğimizde, beynimize daha olumlu
düşünceler gelmeye başlıyor. İnsanların sizi dinlemesi için öncelikle kişinin kendini dinlemesi
gerekiyor. Kendini dinlemeyen ve fark etmeyen birini, başkalarının fark etmesi de mümkün
değildir. Çünkü iletişim, her şeyden önce kişinin kendi içinde başlar. Bu noktada kendimize karşı
şefkatli ve merhametli olmamız büyük önem taşıyor. Herkes hata yapabilir ve yapılan hataların
büyük bir kısmı telafi edilebilir. İyi bir iletişim kurabilmek ise insanın hayatına çok önemli katkılar
sağlar. Oksitosin, beyin ve kalpte salgılanan önemli bir kimyasaldır. İyi niyetli, yapıcı ve olumlu
davranışlar sergilediğimizde bu hormonun salgılanmasını artırırız. Oksitosin, öncelikle kişinin
kendisine karşı daha şefkatli ve anlayışlı olmasını destekler. Bu kimyasal en kolay, karşılıksız
iyilik yaptığımızda salgılanır. Herhangi bir beklenti olmadan birine yardım ettiğimizde, hem
kendimiz hem de çevremiz için olumlu bir etki oluştururuz. Bugünkü atölye çalışmasını
özetleyecek olursak; ‘Duruşunu değiştir, duygun değişsin’ diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.
“Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”ne katılan vatandaşlar çok önemli bilgiler öğrendiklerini
söyleyerek Bu güzel etkinliği düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a
teşekkür etti.
Son Haberler
"Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta
Bursalı Şehit Teğmen Şenol Şentürk, şehadetinin 33. yılında anıldı
Bayramın ikinci günü kaybolan yaşlı adam cansız halde bulundu
YKS’de dikkat çeken detay: En yaşlı aday 87 yaşında
Osmangazi Belediyesi’nden “Duygulara Dokunan Atölye” Çalışması
Ürünlü’de doğa sevgisi yeşeriyor
Osmangazi Girişimcilik Zirvesi geleceğe ışık tuttu
Edebiyatın kalbi Osmangazi’de atıyor
Çınarcık Projesi'nde sona doğru
Çınarcık Projesi'nde sona doğru
Ürünlü'de doğa sevgisi yeşeriyor
Bursa'da Can Ozan ile müzik dolu gece
Bursa'da kaçak sigara operasyonu: 37 bin adet kaçak sigara ele geçirildi
"Küçük Venedik" turizm sezonunu açtı
Yaren Leylek ve Adem amcaya yoğun ilgi